Evet 21 Temmuz’da yazdığım yazıyı yayınlamayı bi tık unutmuş olabilirim fakat bunu normal görebileceğinizi düşünüyorum.

Orada bahsettiğim 2 sıkıntılı firmanın sorunları çözüldü, Kocaeli’nin en büyük firması dediğim firmanın web sitesi ve entegreli olan yapay zeka sistemi yayınlandı ve geçen hafta çarşamba günü 19.08.2026, 10:00’da “o toplantı gerçekleşti.” Tabi Mert o güne kadar hatta o gün toplantıya 08:30’da erkenden giderek bilgisayarını kurup ekrana yansıtmaları tamamlayarak sonrasında bilgisayarını ekrandan koparıp geliştirmelere devam etti. Çünkü herkes web sitesi ve ürünleri yükleyebilecekleri dinamik ve fonksiyonel olan sistemi tanıtıp sonrasında beni sorularıyla boğacakları dakikaları beklerken ben web sitesini, ürünleri yükleyebilecekleri yapay zeka destekli sistemi ve bunun yanı sıra IOS ve Android mobil uygulamasını da tanıtarak sürpriz bir olaya imza attı. Şimdi bir önceki yazıyı okuyup bunu okuyanlar (Ki toplasan 1-2 kişi 😂) “Ulan hani geriliyodun stresliydin falan nolduu” diyecekler. Evet gerçekten öyleydim çünkü sebebi o sırada sistemlerin çökmesi çalışmaması veya bir hata vermesiyle sorun yaşatırsa rezil olmaktan korkuyordum. Fakat buna çözüm olarak iki sistemi birbirlerini yedekleyerek komplike bir sisteme dönüştürerek dinamik bir yapıya çevirdim. Olay şöyle: Web sitesindeki tüm bilgiler ürün yükleme sisteminden çekiliyor ve bu da API link ve kodlarıyla gerçekleştiriliyor. Yani ürün yükleme sisteminin bir an çalışmaması iki tarafında çalışmaması demek oluyor. Bende bunu ortadan kaldırmak için 2 farklı veritabanı oluşturarak 2 veritabanı da birbirinin tüm bilgilerini otomatik olarak 60 saniyede bir değişiklik varsa birbirleriyle haberleşerek değişiklikleri birbirlerinin veritabanlarına kaydediyor. Bu sayede ürün yükleme sistemi çalışmıyorsa web sitesi otomatik olarak lokal çalışma prensibine geçerek kendi veritabanında zaten yedekli olan verileri gösteriyor fakat API çalışmaya başladığı an kendini lokalden çıkartarak API ile çalışmaya devam ederek bunu hiç bir şekilde hiç kimseye hissettirmeden devam ediyor. Bu sayede kimse sistem çökmüş mü yoksa sistemde bir sorun var mı bilemiyor. Bu sadece benim tarafımda bilinmesi gereken bir durum. Evet evet bu harika bir durum ve evet bunu ben yaptım o yüzden harika olan benim, teşekkür ederim. 😂 Bu sistemi bu şekilde yapıp teslim edip çıkmıyoruz. Bu sistemi sürekli geliştiriyoruz ve kontrol altında tutuyoruz. Bundan dolayı şirketin tüm dijital ağı benim mimarlığımda devam etmekte. Evet yine harika olan benim övmeye devam fakat nazar değdirme gece rüyalarına girere korkutur altına işetirim bilgin olsun. Bu toplantı gerçekleştirilirken elim ayağım titremedi desem yalan söylerim. Sesim titredi, elim-ayağım titredi. Fakat toplantı sonunda tüm yönetim kurulunun gelip tek tek tebrik etmesi ve elimi sıkarak beni tebrik etmeleri evet bu işin başarılı bir şekilde sonuçlandığını ortaya koymuş olsada benim asıl duymak istediğim kişi hizmet verdiğim şirketin sahibi Hakan abiydi. Kapıdan çıktıktan sonra bana dönüp “Harikaydın. Kimsenin aklında cevaplanması gereken bir soru bırakmadın. Takır takır anlattın. Aferin işte böyle” dediği an benim “Başardım.” dediğim an oldu. Şimdi Başiskele’de sahilde sandalyeme oturdum evet internet sorunumuz çözüldü ve Superbox’ı yanıma alıp şu anda onun internetini kullanarak bu yazıyı yayınlayacağım. Ben pes etmedim, etmicem. Trabzon’da daha lise yıllarında okurken bu işlere ilk başladığım zamanlarda kullandığım bir mahlasım vardı. Bu kelimenin herhangi bir anlamı yok ve söylediğim şey şuydu “Bu kelime ya benimle büyüyecek ya da benimle yok olacak.” Bu kelime yok olmadı fakat ben büyürken o arkaplanda sırtımı dayadığım beni büyüten oldu. “Vualagondai” bu kelimenin gerçekten hiç bir anlamı yok. Hiç bir dil de anlamı yok. Ha bu kelimeden gerçekten korkanlar var. O ayrı bir olay onu ben yaşadığım sürece kimsenin bilmemesi gerekiyor. 😂 Her neyse konumuza dönecek olursak işler yoluna giriyor. Daha da iyi olduğumuz zamanlara dileyerek size o sunumdan fotoğrafımı blog görseli olarak eklicem. Görün görün yakışıklı görün 😂